Bu başlık,değişen üçüncü halidir esasın.. Nereden nereye getirmiş olduğuma ben bile hayret ettim.. Esasında derdim 4 mevsimin 4 ü ile değil,ben KIŞ ı sevmem,o da beni sevmez zaten,her başlangıcında ortasında ve sonunda hasta eder beni.. Diğer mevsimlere kızgınlığım ise,kendini çok sevdirtmeden gidiyor olmaları ya da gelene kadar nazlanmaları,eskiden böyle değildi,kış da yaz da adına yakışır davranırlardı,özellikle YAZ a benim sitemim, sevdiğim zamanlarda öyle güzel ısıtırdı ki içimi,o beni kışın sonuna kadar götürürdü.. Şimdi ise üşüyorum..
Bilmiyorum,her kabahati sadece Mikail e mi atmak gerek,sanırım biraz da ruhum ile bedenim donuklaştı,eski canlılığım kalmadı,sürekli güler eğlenirdim ben,güldürürdüm,gevezelik ederdim, patavatsızlık ederdim,küfür ederdim,felsefe bile yapardım, ama hepsinin içinde bi sıcaklık vardı hatırlıyorum.. Şimdi kalmadı..
Artık sanırım,içimdeki dört mevsim de, dışardaki dört mevsim gibi biraz duygusuzlaştı.. Hiç bir an ımı, hakkettiği gibi yaşatamıyorum farkındayım.. Gülümsemek gerek,hatırlıyorum..
Bunalımlı bi bok oldum çıktım, özellikle bu mevsimlerde,yani kışın, dışarıya baktığımda havanın karanlığı, karamsarlıktan öteye götüremiyor beni,ben yağmurda yürümeyi de severdim bi zamanlar diye anımsıyorum ama,şu an düşünüyorum da yağmur,kahve,kitap gibi cümleleri yanyana getirip 'hayat bu' diyenleri hiç mi hiç anlamıyorum,sıcağı sevmemek nedir,kabul edemiyorum.. İşte biraz da bunlar yüzünden benim soğukluğum,ben yaz çocuğuyum ağustosun sıcağında doğmuşum,güneşin tam kendini göstermeye başladığı sabah saatlerinde,ben güneşi seviyorum, onu sabah yatağımda uyanmak üzereyken gözümün taaa en içinde hissetmek benim için uyanmak demek..
Neyse,benim kendimle aram yok bu aralar,kışta geldi çattı,daha coook var bitmesine.. Umuyorum bu yaz,bu yazımı tekrar okurum da,geçen yazlarda ona ettiğim haksızlığı bu sefer yapmam, umarım hakkını vererek gülümseyebilirim her sabahına.. En azından sonraki kışlara bir nebze gülümseme depolamalıyım..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder